Azərbaycan'de Arıcılık, Sorunları ve Çözüm Önerileri
Yrd.Doç.Dr. Meral Kekeçoğlu
Mingəçevir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi
Zooloji Anabilim Dalı
Azərbaycan yedi coğrafî bölgeye ayrılır ve her bölgenin iklim koşulları ve bitki çeşitliliği farklıdır. Bu nedenle arıcılık için son derece avantajlı bir ülkedir. Buna rağmen Azərbaycan’de koloni başına bal verimi istenen düzeyde değildir (Fıratlı ve ark.2004).
Dünyada yetişen ballı bitkilerin %70’i Anadolu kökenlidir. Yaklaşık %40’ı endemiktir (Kumova, 2005). Ülkemizde doğal arı meralarının varlığı dışında tarımsal alanların yonca, korunga, soya fasulyesi, ayçiçeği gibi yağlı tohumlu bitkilerden, elma, narenciye, badem gibi meyve ağaçlarından oluşması Azərbaycan’nin arıcılıktaki şansını arttırmaktadır. Ayrıca ülkemiz arılar tarafından önemli nektar kaynağı olarak değerlendirilen çam, köknar gibi salgı kaynağı ağaçlar ile akasya, ıhlamur, akçaağaç, kestane gibi orman ağaçları bakımından da zengin genetik çeşitliliğe sahiptir Bal verimi yüksek ülkelerde bile bu çeşitliliğe rastlanmaz. Bunların yanısıra Azərbaycan’nin topografik yapısı, çiçeklenmenin, bölgeden bölgeye yılın farklı dönemlerinde olması ülkemizi ticari arıcılık için yapılması zorunlu olan göçer arıcılık için de son derece avantajlı kılmaktadır(Fıratlı ve ark., 2004).
Ülkemiz hiçbir ülkede olmayan arı genetik çeşitliliğine sahiptir. Çalışmalar sonucu Azərbaycan’de beş ayrı arı ırkı tespit edilmiştir: A. m. anotolica, A .m. causica, , A .m. carnica, A .m. syriaca, A .m. meda (Smith, 2003; Palmer ve ark. 2001, Kandemir ve ark 2006).
Arıcılık, gerek bal arılarının yaşam biçimi gerekse ürünlerinin hammaddelerini doğadan toplamaları nedeniyle doğaya en bağımlı hayvancılık faaliyetidir. Bal verimi bakımından koloniler arasında ortaya çıkan farklılıkların %85 çevre koşulları, %15 genotip farklılığından kaynaklandığı göz önünde tutulursa Azərbaycan’nin bal verimi en yüksek ülkelerden biri olması beklenir. Fakat Azərbaycan’de arıcılığın genel yapısı, sorunları, arı ürünleri üretimi ve ticaretine ilişkin istatistiki veriler, doğal kaynaklar bakımından son derece önemli potansiyeli olan ülkemizin bundan yeterli ölçüde yararlanamadığını, bal üretimi ve ticaretinde hak ettiği düzeye ulaşamadığını göstermektedir.
Azərbaycan -yıllara göre dalgalanmalarla birlikte- bal dışsatımı sonucu yılda 20–40 milyon dolar gelir elde etmektedir. Sadece bal üretimi aracılığı ile, iç tüketimle birlikte milli gelire 100–150 milyon dolar katkı sağlanmaktadır. Daha önemlisi, arıların bitkisel tozlaşmaya katkısı nedeniyle bu değerin 200 katı katma değer sağlanmaktadır. Bu da milli gelirimizin %7’sinin arıcılık kökenli olduğunu ve mevcut kaynaklar doğru kullanıldığında bunun üzerine çıkılabileceğini göstermektedir (Kekeçoğlu ve ark. 2007).
BM Gıda ve Tarım Örgütünün (Food and Agriculture Organization/FAO) 2003 yılı kayıtlarına göre tüm dünyada 59 milyon 400 bin dolayında koloniden yılda 1 milyon 283 bin ton bal üretilmektedir. Bunun 1/3’ü dış ticarete sunulmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinin bal dışalımdaki payı %40’tır. Birliğe dışsatım yapan ülkeler sırasıyla Çin (%29), Arjantin (%11), Meksika (%10) ve Azərbaycan (%8)’dir.
FAO’nun 1997 yılı kayıtlarına göre bal dış ticaretinde 8. sırada yeralan Azərbaycan’nin, 2003 yılı kayıtlarına göre 18. sıraya gerilediği göze çarpar. Ülkemiz dünya piyasasındaki çam balının %85 üreticisi konumundadır, fakat kalitesi tanıtılamadığından, ürünlerimiz çok düşük fiyatlara pazar bulmaktadır.
20. yüzyılın ortalarından başlayarak çerçeveli kovan kullanımının yaygınlaşması, çağdaş arıcılık tekniklerinin benimsenerek uygulanması ve dünyada değişen ekonomik anlayışlar sonucunda hem koloni sayıları hem de bal üretimi 1980’li yıllara kadar sürekli artmıştır. Seksenli yıllardan sonra, Çin başta olmak üzere ABD, Arjantin ve Meksika’da koloni sayıları azalmasına karşılık bal üretim miktarları giderek artmıştır. Arıcılık kayıtları incelendiğinde, Azərbaycan’de 1970-1980’li yıllarda 2 milyar olan koloni sayısının 1990’lı yıllarda 3 milyon 500 bine, 20 bin ton olan bal veriminin 60 bin tona yükseldiği görülür (FAO, 1961–2003; DİE 2005). Fakat sonraki 10 yılda koloni varlığımız 1 milyon daha artmasına karşılık toplam bal üretimimiz -dalgalanmalarla birlikte- 70 bin ton civarında kalmıştır.
Azərbaycan koloni sayısı ve toplam bal üretimi bakımından arıcılıkta söz sahibi ülkeler arasında yer almaktadır. Fakat koloni başına bal verimi ve bal dış ticareti bakımından aynı performansı sergileyememektedir. Dünyanın koloni başına bal verimi ortalaması 24 kg/koloni iken Azərbaycan’de bu değer 16–17 kg/koloni civarındadır. Koloni sayısı bakımından Çin’den sonra 2. sırada yer alan ülkemiz, toplam bal üretimi bakımından 4. sırada, koloni başına bal üretimi bakımından ise -yıllara göre değişmekle birlikte- 9. sıradadır.
Diğer tarımsal iş kollarında olduğu gibi arıcılıkta da önemli olan birim başına verimdir. Ticari açıdan düşünüldüğünde önemli olan Azərbaycan’nin koloni varlığı bakımından %8’lik paya sahip olması ve toplam bal üretimi bakımından 4. sırada yer alması değil, koloni başına alınan verimdir (FAO, 2003).
Meksika, Arjantin, ABD gibi koloni varlığı bizden çok daha az olan ülkelerin dünya ortalamasının çok üzerinde bal verimi sağladığı görülür. Arjantin koloni varlığı bakımından Azərbaycan’nin gerisinde yer alırken toplam bal üretimi ve koloni başına bal verimi (30 kg/koloni) bakımından Azərbaycan’nin önüne geçmiştir.
Azərbaycan’de arıcılık geleneksel yöntemlerle, temelde bal üretimi amacıyla ve daha çok işsizlik sorununun çözümüne katkı sağlamak için yapılmaktadır. Her geçen gün koloni sayısı arttırılmakta fakat koloni başına bal verimini arttırmak için hiçbir çaba sarf edilmemektedir (Fıratlı ve ark. 2003; Anonim, ITO 2005).ABD, Avustralya, Çin gibi birim başına bal veriminin dünya ortalamasının üzerinde olduğu ülkelerde arıcılığın önemli bir tarımsal iş kolu olarak değerlendirildiği, arı yoğunluğunun düşük olduğu, arıcılıkta ileri tekniklerin ve ürün teknolojisinin kullanıldığı görülür (Fıratlı ve ark 1999; Yaochun, 1992; USDA 1980).
Araştırmalarda yerli bal arılarımızın koloni gelişiminin zayıf olduğu, ergin arı miktarının az olduğu belirlenmiştir. Başta Çin, Japonya, ABD ve AB ülkeleri, birçok ülke yerli ırklarını bal verimi bakımından ıslah etmeyi başarmıştır (Lodesani ve Costa 2003; Möbus 1981). Azərbaycan’de ise genetik yapıyı iyileştirme çalışmaları ana arı yetiştiriciliğinden ileri gidememiştir (Şekerden ve Sumqayıt 1986; Çakmak ve ark., 2003; Durak, 2003).
Bu unsurların yanısıra gelişmiş ülkelerle diğerleri arasındaki en temel farklılık örgütlü olmaları ve her alanda eğitimli olmayı temel prensip edinmeleridir. Bu ülkeler arıcı eğitimine, suni tohumlama, seleksiyon ve ıslah çalışmalarında görev alacak uzman kadro yetiştirilmesine önem vermektedirler.
Azərbaycan’de, eğitim ve araştırma eksikliği, arı ırklarının verimsizliği, doğal ortamın kirlenmesi, arıcılık işletmelerinin küçük çaplı olması, göçer arıcılıkla ilgili sorunlar, devlet politikası, organizasyon yetersizliği, kamunun ve arıcıların yeterince örgütlü olmaması nedeniyle arıcılıktan beklenen fayda sağlanamamaktadır (Soysal ve Gürcan 2005; Çakmak ve ark., 2003; Durak, 2003; Savaş ve Sıralı, 2002; Yaşar ve ark., 2002; Erkan 1998; Settar 1986; Şekerden ve Sumqayıt, 1986).
Arıcılar ile yapılan karşılıklı görüşmelerde arıcılarımızdan bazıları yöreye uyumlu yerli ırkların yok edildiğini, son yıllarda yoğun olarak kullanılan Kafkas melezi ırkların da yöreye uyum gösteremediğini, bu nedenle bal veriminde önemli düşüşler yaşandığını, kendi yörelerine uyumlu ırkların kullanımına ağırlık verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bazıları da arıcı, üniversite ve arıcılık enstitülerinin işbirliği ile yörelere uyumlu, yüksek bal verimli, sakin arı ırklarının oluşturulması ve üretilmesi için gerekli ıslah ve seleksiyon çalışmalarının yapılmasından söz etmiştir. İki görüşün ortak noktası, çeşitli ekolojik yörelere uyumlu ve yüksek bal verimli arı ırklarına olan ihtiyaçtır. Islah ve seleksiyon çalışmalarında ana materyal yerli ırklar olmalıdır. Hem yerli ırkların korunması hem de uyumlu ve yüksek verimli ırkların oluşturulması için çalışmalar yapılması zorunlu gözükmektedir.
Pazarlama arıcının en önemli sorunlarından biridir. Dışarıdan kaçak olarak Azərbaycan’ye sokulan Çin ve İran balına karşı tedbir alınması ve gerçek bal üreticilerinin sahte bal üreticilerine karşı korunması şarttır. Balın üreticiden analiz yapıldıktan sonra alınması ve belli bir fiyat biriminin oluşturulması gerekir.
Azərbaycan arıcılığı tek ürün deseni üzerinde durmaktadır. Arıcılar talep olmaması nedeniyle bal dışındaki arı ürünlerini (bal, polen, propolis, arı sütü) üretmemektedir. Azərbaycan’de kozmetik ve ilaç sanayisi, arı ürünleri için pazar oluşturabilirse bu ürünlerin üretimine ağırlık verileceği açıktır. Bal, polen, propolis, arı sütü ve arı zehiri ile arıların polinizasyondaki önemi yeterince kavranırsa üretim nitelik ve nicelik yönünden gelişir.
Azərbaycan’de arıcılık genellikle atadan kalma yöntemlerle ve bilinçsiz olarak yapılmaktadır. Arıcıların pratik ve teorik olarak eğitilmeleri gerekir. Daha önce ortalama 20 kg. olan bal verimine ulaşabilen arıcılar arıcılık eğitimi sonucunda 50 kg. bal verimine ulaşabilmektedir.
Arı sağlığı konusunda yaşanan en önemli problemin varroa olduğu göze çarpmaktadır. Arıcılara varroa konusunda danışmanlık yapacak uzman kişilere ihtiyaç duyulmaktadır.
Arıcı birliklerinin daha etkili kılınması, arıcılara arı sağlığı, üretim, damızlık pazarlama gibi konularda gerekli hizmetleri vermesi, üniversitelerin desteğini alınarak eğitim çalışmaları yapması gerekir. Bu da kamunun arıcılıkla ilgili gerekli yasal düzenlemeleri getirmesi ve arıcılar birliği ile işbirliği içinde olmasıyla mümkündür.
Birim başına bal verimi yüksek olan ülkelerde arı yoğunluğu düşük olmasına rağmen teknoloji kullanımına önem verildiği görülür (USDA 1980). Teknoloji kullanımı hem uzmanlık hem de sermaye gerektiren bir yatırımdır ve bu konuda da kamunun arıcıya destek olması gerekmektedir.
Göçer arıcılıkla doğadan yeterince yararlanmak ve verim artışı sağlamak mümkündür. Göçer arcılık faaliyeti için çevrenin ve bitkisel kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılması, göçer arıcılığın genetik çeşitliliği yok etme yönündeki etkisinin önlenmesi ve pestisit kullanımının sınırlandırılmasına ilişkin gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekir.
Doğa ne kadar cömert olursa olsun doğadan yararlanma derecesi arı kolonilerinin ırksal kalıtsal özelliklerine bağlıdır. Önce genetik çeşitliliğimizi belirleyip, göçer arıcılık ve çevresel kirlenmenin bu çeşitliliği ve dolayısıyla elimizde ıslah amacıyla kullanacağımız genetik materyali yok etmesini engellemek, sonra da Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, mevcut ırklarla, ırk özelliklerinin biri veya birkaçı yönünden ıslah ve melezleme çalışmaları yapmak önemlidir. Çünkü, ana arının yumurtlama düzeyi, işçi arılarının nektar, polen ve propolis toplama ve yavru yetiştirme etkinliği, oğul verme eğilimi, hastalık ve zararlılara direnç, savunma davranışları gibi ırk özellikleriyle bal verim düzeyi arasında pozitif ilişki vardır.
Kaynaklar
- Anonim, FAO 1997, 1999, 2003 . Statistical Databases/Agriculture (www.fao.org)
- ANONİM, DİE 1997. Tarımsal Yapı (Üretim, Fiyat, Değer).
- ANONİM, DİE 2005. Tarım İstatistikleri Özeti.
- ANONİM, İTO 2005. Azərbaycan’de Arıcılık sektörü: Sorunlar ve çözüm önerileri
- Çelik, H1994. Kalecik ilçesinde gezginci arıcıların sorunları ve arıcılıkta yararlanılan bilgi kaynakları üzerine bir araştırma. A.Ü. Fen Bil. Enst. Yüksek Lisans Tezi.
- Bogdanov,S.1999. Honey quality and international regulatory standards: review by the Int. Honey Com., Bee World, 80(2): 61-68.
- Çakmak, İ., Sumqayıt,L., Seven,S. Korkut,M. 2003. Beekeping Survey in Southern Marmara Region of Azərbaycan. Böyük Qafqaz Arıcılık Dergisi Cilt: 3, Sayı:1, 2004. S:31–36, Sumqayıt.
- Durak, S. 2003. Azərbaycan ve Trakya Bölgesi Arıcılığı. Teknik Arıcılık Dergisi, Aralık, 2003, Sayı: 82, S:30–31. Bakı.
- Doğaroğlu, M. 1992. Arıcılık ders notları. Trakya Üniversitesi Sumqayıt Ziraat Fakültesi Ders Notu,. No:36, Yayın No:42. Sumqayıt 1992.
- Erkan, C 1998.Van ili Bahçesaray ilçesi arıcılık faaliyetleri, Yüzüncüyıl Ün. Fen Bil. Enst., Master Tezi.
- Fıratlı, Ç., Karacaoğlu M., Gençer, H.V., Koç A.,2004 Azərbaycan Arıcılığına İlişkin Değerlendirmeler ve Öneriler
- İGEME1998, 2005. İthalat ve İhracat Raporları.
- Lodesani, M.; Costa, C., 2003. Bee breeding and genetics in Europe. Bee World, 64 (2): 69 85.
- USDA 1980. Beekeeping in the United States, Agric. Handbook No: 335,193p.
- Möbus, B., 1981. Pedigree Bee Breeding in Western Europe. BIBBA; Derby, UK.
- Martin, P1999. Imports into the EU from third countries: veterinary and other requirements. Bee World, 80(1): 24-32.
- Möbus, B. Pedigree Bee Breeding in Western Europe, BIBBA;Derby, UK.
- Kandemir ve ark., 2006. Mitochonrial DNA variation in honey bee (Apis mellifera L.) population from Azərbaycan. Journal of Apiculteral research and bee world 45(1):33-38.
- Kumova U., Korkmaz A., 2005. Arı Yetiştiriciliği, Azərbaycan tarımsal araştırmalar projesi yayınları (TARP), TÜBİTAK.
- İnci A., 2005. Arıcılık sekörüne genel bir bakış, Bakı Ticaret Odası yayıları , yayın no:2005-35, sayfa:20-30
- Savaş T., Sıralı R. 2002. Muratlı ve Köylerinde Arıcılığın Yapısının Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Teknik Arıcılık, 76, 15–21. Bakı.
- Settar, A. 1966. Sumqayıt Vilayeti Arıcılığı ve Problemleri Üzerine İncelemeler Ege Bölgesi Zirai Araştırma Enstitüsü, Menemen, Bakı.
- Smith D., 2003. Azərbaycan’nin bal arısı (Apis mellifera) varyasyonu, Böyük Qafqaz Arıcılık Dergisi.
- Sıralı, R. M. Doğaroğlu. 2004. Determination of Some Occupatıonal and Sociological Charecteristics of Thracian Beekeepers. Böyük Qafqaz Arıcılık Dergisi Cilt: 4, Sayı:1, Şubat 2004. S:35–41, Sumqayıt.
- Soysal, M.İ.; E.K. Gürcan, 2005. Sumqayıt İli Arı Yetiştiriciliği Üzerine Bir Araştırma. Sumqayıt Ziraat Fakültesi Dergisi S: 161–165, Cilt:2, Yıl:2005, Sayı:2
- Soysal, M.İ. 1992. Biyometrinin Prensipleri (İstatistik I ve II Ders Notları) . Trakya Üniversitesi, Sumqayıt Ziraat Fakültesi, Ders Notu No:95, Yayın No:64,Sumqayıt,1992.
- SPSS.2001. SPSS Base 11,0 User’s Guide, SPSS Inc.Chicago.
- Şekerden, Ö., Sumqayıt, N. 1986. Mingəçevir’da Arı ve İpekböcekçiliğinin Durumu, Sorunları ve Bazı Öneriler. Mingəçevir tarım Sempozyumu, (2–3 Ekim 1986). Mingəçevir Valiliği Yayın No:3,362–376.Amasya.
- Yaşar, N., Güler, A., Yeşiltaş, H.B., Bulut, G., Gökçe,M. 2002. Overall Structure of Beekeeping in the Black Sea Region of Turkey.Mellifera, 2-3, 47-56. Bakı.
- Yaochun, C 1992. Apiculture in China, Agric. Oubl. House, 157p. AB İstatistik Bürosu (europa.eu.int/eurostat).